Yazılanların içeriğinin dengesiz olmasından, uzun süreli aralıklardan, kötü esprilerden, güzelliklerden, çirkinliklerden, paylaşımlardan, sessizliklerden, sorulardan, cevaplardan, fikirlerden, kendini beğenmişliklerden blog sahibi sorumludur. Bu durumdan da çok memnundur. Blog ermiş kedi cingöz ve sapsal köpek majör'e ithaf edilmiştir.
blogsal etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
blogsal etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3 Ocak 2012 Salı

Chasing myself..


Bu blog bi degisim icindedir, duyurulur!
Bundan sonra yazilcak yazilarin modu, icerigi, dili ve konusu tamamen degisken olabilir.. Agac ayni agac ama pericik ve evi "under construction"! Ben agacin ritmine uyum sagladim mi anca o zaman durulur bu blog :))

Kafamdaki tilkiler halen kosturuyorlar, kisa ve oz bi adres olsa blog icin diye..Sitemde ufak bi kosede beni daha cok tanimak isteyenler icin dursa diye..

Ben buraya anonim basladim, bi sure anonim kaldigimi sandim ve keyfini cikardim, sonrasinda da "iste bu benim blogum" diye bicirdadigim icin sozde kaldi blogun anonimligi :) Aslinda hosuma gitti paylasmak, tanismak, anlatmak ve anlamak..

(Nasil paslanmisim yazmaya yazmaya!) Asil olan sudur, ben blog yazmayi cok seviyorum! En cok kendim icin, kafami buraya dokmek icin, sonrasinda da hikaye paylasmak icin..

Hikayeler benim hayatimda cok buyuk yere sahipler, her dustugumde beni kaldiran, gulumseten, aglatan, ogreten hep hikayeler, minik anektodlar, baska kafalardan ve kalplerden gelen sesler oldu. Bu yazilarin gunluk olmayip blog olmasinin nedeni de bu; eger ki yazdigim ufak tefek yazilardan birinde birisi kendini bulur da ayaga kalkarsa, gulumserse, dusunurse ben de hikayeler havuzunda bir damlacik olurum diye (yani yine kendim icin, bencillikte sinir yok! :))

Yeniden buralardayim, yaziyorum, konusuyorum, paylasiyorum, degisiyorum.. Agacima hic bakmadim, dallar budaklar aldi goturdu evi.. Eger ki evde isigin yandigini onca yapraga ragmen gorebilirseniz, bana ufak bi yorum birakin.. Yoksa yavas yavas temizlenicek yapraklar, topraklar, o zaman gorusuruz ;)

Sevgiyle!

27 Aralık 2011 Salı

Açıl beyin açıl


Ne cok zaman oldu yazmayali, durup bi nefes alip kendime bakmayali :)
Simdi yeniden baslamaya hazir hissediyorum kendimi, ama sorularim var kafamda (ne zaman olmadi ki )

Diyorum ki belki bana fikir verir, destek olursunuz, ben de kendimce debelenmekten kurtulurum!
Hoop, açıl beyin açıl!


Bu pek sevgili (!) Facebook ortaligi karistirmadan once cok duzenli olmasa da bloglari takip edip blog yazabiliyordum, ama simdi o sureyi kimin nerede ne yaptigini denetleyerek geciriyorum. Keyifli mi? Hayir! Baskalarinin yapip benim yapmadigim seyler icin sucluluk hissettirmekte ustune yok ama konu motive etmeye geldi mi "yok canim sacmalama, benim basimdan kalkip bisiler yapmaya koyulursan geri kalicaksin, herkesin naaptiini kacircaksin" diye tehdit ediyor beni! Sosyal paylasim diil, sosyal somuru bu benim icin!

Bilmiyorum kac kere dedim, tamam kapatiyorum diye, kapattim..actim..sevdim..nefret ettim.. Sonucta hayati kolaylastiran bir cok yani oldugunu kabul etsem de, okulda grup projelerini facebook uzerinden yapmaya baslasak da, hala ne kadar ihtiyacim oldugundan emin degilim.

Bu yuzden dedim ki, bakalim, 1 ay kapatsam hesabimi ne degisir hayatimda, gercekten o kadar uzak kalir miyim, tum "networking" sistemim coker mi, okulda ne olup ne bittiginin kaydini tamamen mi kaybederim..

Bu ilk asama oldu.. Sonra dedim ki, bu 1 ayi bloglarim madem, hem bana ulasmak isteyen buradan ulasir, benim mantikli yazi yazma kapasitem yeniden gelisir ve okumak istediklerim disinda litrelerce bilgiyi icip sindirim problemi cekmeme gerek kalmaz..

Ve simdi, soru isaretleri bolgesine inis yapmis bulunuyoruz, evet, yeniden blog yazmaya baslamak istiyorum, amaaaa..

Artik yabanci bir ulkedeyim, yazilarimi Ingilizce mi yazmaliyim?
Hadi oyle yapalim dedik mesela, daha akilda kalici bir blog adresi mi bulmaliyim?
Eger ki Ingilizce yazmaya baslarsam daha mi profesyonel olmaliyim?
Malumunuz beyni karisik, ilgisi daginik biriyim, bigun yoga yazarken, ertesi gun tasarim, ertesi gun yemek, ertesi gun diziler ve kitaplar diye gittikce buyuyup cifit carsisina doner mi blogum?

Yani sanirim asil soru, neden blog yaziyorum? Kendime mi, arkadaslarima mi, kisisel mi profesyonel mi? (Bu son soruyu senin omuzlarina yuk etmek niyetinde degilim sevgili okuyucu, panik yok! :))

Hadi bakalim, biraz ben biraz siz, bu sorulari cevaplarsak belki ben yeniden duzenli(!) bir blog yazari olurum ;))

Ve buraya kadar okudugu yetmezmis gibi senelik bosluklarima goz yuman canim okuyucularim, kocaman tesekkurler size!!


19 Mayıs 2010 Çarşamba

Yeni tasarım







=) Dedim tasarım böyle olduğu gibi kalsın diye, ama kurtluyum, değiştirmesem olmazdı! ki hi!

Uzun zamandır kafamdaydı, sonunda Photoshop'un karşısına geçtim, en azından kendimi yansıtan, içime sinen, hepsinden de önemlisi ilk tasarımımı yaptımm.. Başlık (kanatlar için fırça eklentisi haricinde) tamamen benim eserim ;) tee heee

Siz de böyle bir başlık -header- hazırlamak isterseniz diye ufak ipuçları vereyimm..
  1. Photoshop'ta başlık için uygun boyutlarda (ben 1000px-400px olarak seçtim) yeni bir sayfa açıyoruz, arkaplan olarak transparan seçiyoruz, ve çözünürlüğü 100dpi yapıyoruz
  2. Yuvarlatılmış dikdörtgen ile yeni bir layer oluşturuyoruz
  3. Seçtiğimiz layer'da gradient overlay ile renk geçişleri sağlıyoruz
  4. Burada bulabileceğiniz fontlardan seçerek blog ismimizi istediğiniz tarzda yazıyoruz
  5. Üzerine istediğimiz öğeleri yerleştirip sevdiğimiz bir kompozisyon yarattıktan sonra sıra geldi blog'a yüklemeye
Photoshop ve Illustratior için güzel dersler için tık tık

Bunun için;
  1. Yerleşim > Sayfa öğeleri'ne giderek Üst Bilgi ekranı içinde Düzenle'yi tıklıyoruz
  2. Bilgisayarınızdan yukarıda yaptığımız resmi bularak yüklüyoruzz..
  3. Başlık ve Tanım Yerine olarak seçiyoruz
ve işteee...
Kendimize özel başlık resmimiz hazıır :D

Umarım beğenmişsinizdir!

*ilkokul resim öğretmeni havasında yazdığımı farkındayım ama uzun zaman yazmayınca böyle paslanıyorum işte ;) katlanın bana bu seferlik!*



17 Mayıs 2010 Pazartesi

Geri Döndüm! I'm back!

Uzun zamandan sonra yeniden merhaba! :) Nasılsınız bakalım?
Eve yorgun argın gelip yazmaya üşenmeler bir yana, blog tasarımını düzeltmeden yazmamayı kafama koymuş olmam yaktı beni! En sonunda olduğu kadar olsun, yeter ki yazı olsun dedim, tasarımı sade şekilde bıraktım ve kendimi klavyemin başında pıtırdarken bulmanın keyfini çıkarıyorum şimdi ;)
Bu süre zarfında olan olayların bir kısmını -Geçmişten- başlığı ile yayınlayıp sizleri (ve hafızamı) güncel olaylara vakıf hale getirmeyi planlıyorum..
Daha bir çok planım mevcut amaaaaa
süpriiiissss
*şeytani şirin kikirdeme* kih hih :))


Howdy? Long time no see! :) I'm back!
Putting aside the lazyness to post anything, being determined to have a neat design is what kept me away so long! But enough is enough, so with this simple design i am click click writing again and enjoying it very much ;)
I will post the previous events as -Flash back- posts to keep you (and my memory) updated as much as possible..
I have some other plans.. But, you have to wait for the suprises ;)
*insert evilish cute laugh her* kih hiihh :))

2 Nisan 2009 Perşembe

Blogsal -1-

Blogumda yaptığım değişiklikleri hep araştırarak, oradan buradan bularak yapıyorum.. Ve her seferinde bir önceki sefer ne yaptığımı unutuyorum! Hooop! Sil baştan! :)
Bu nedenle, ve blog konusunda bildiklerimi de paylaşmak amacıyla blogumda yaptığım yenilikleri detaylıca anlatmaya çalışacağım "blogsal" dizisinde..

Öncelikle bu değişim ile başlayalım.. Google'da bol bol blogspot background araması yaptıktan sonra birkaç sayfa hoşuma gitti, bir kısmını da AnneKaz'dan gördüm... Bu sitelerde genel olarak açıklamalar da veriliyor temaları, arkaplanları yüklemek için, ama kısaca burada belirtmem gerekirse çok fazla bilgiye gerek duymuyorsunuz bu tip hazır arkaplan sitelerini blogunuza uyarlamak istediğinizde.. Yerleşim sayfasında sayfa öğelerinin en alt kısımdaki "gadget ekle" butonuna basıp açılan kısımda "html ekle"ye tıkladığınızda açılan sayfaya, bahsedilen sitelerde beğendiğiniz arkaplan için verilen kodu yapıştırıyorsunuzz vee ta daaa!! Sayfanız ilk estetik ameliyatını geçiriyor! :)

Hazır siteler yerine kendi beğendiğiniz arkaplanı yüklemek ve arkaplan yapmak için başka bir blogsal dizisine ihtiyaç duyacağız ...

Genel olarak sitelerde verilen arkaplanlar blogspot'un Minima teması için uygun oluyor. Minima, iki kolonlu, en basit tema.. Yine yerleşim bölümünde şablon seç kısmından seçebiliyorsunuz.

Ben ilk başladığımda Rounders teması ile başlamıştım ve html üzerinde oynamalar yapmıştım.. Daha sonra blogumu yenilemek istediğimde başka bir şablon seçtim, ve sağ kolondaki tüm yazılarım puff! Gittiler! Hatırlatmak istediğim, şablonunuzu değiştirmeden önce kesinlikle yedekleyin, ve hatta sonradan başka şablonda kalmaya karar verirseniz diye sütundaki yazılarınızın hepsini seçip (buna takip ettiğiniz bloglar, metin yazınız, eklentileriniz dahil) kopyalayarak bir word dosyasına yapıştırırsanız ilerisi için kolaylık olmuş olur...

Bu düzenleme için yaptıklarım bu kadar.. Henüz yazımın bir kısmını saklayıp tıklanınca açılmasını sağlayamadığım için yazıyı çok uzatmak istemiyorum ;) Yakın zamanda onu öğrendiğimde hem onun nasıl yapıldığını, hem de daha uzun yazılarımı sizinle paylaşacağım.. Ama şimdilik bu kadaar!

Mevsim rüzgarları


Kafa karışıklıkları, bilgisayar yavaşlıkları, havaların azizliği desek de, arada bir birşeyler yapacak o "ilahi" gücü buluyorum kendimde :) İşte blogumun yeni görüntüsü de bunlara rağmen, ve belki de bunlar sayesinde, bu şekilde oldu...
Bu sevimli çizimler Suzanne Woolcott isimli bir artistin eserleri, ve Debscraft tarafından Minima için uygun arkafonlar ve başlık resimleri haline getirilmişler...
Ben header (başlık resmi) üzerinde biraz oynama yaptım, çünkü aslen başka bir temanın başlığı idi ancak çok keyif aldım şimdiki halinden!
Tepede oturan perisiyle ve kendi çapında takılan sevimli kızıyla blogum bahar güneşinden nasibini aldı :)
Darısı kendi çizimlerimle süslemekte!
Umarım beğenmişsinizdir!

16 Mart 2009 Pazartesi

TEMBEL

Uzun zamandır sevgili bloguma yazı eklemiyorum.. Bunun en büyük nedeni şu an kullandığım bilgisayarın benim isteklerim için fazla fazla yavaş olması.. Bu yazıyı bile 15 dakikadır hazırlamaya çalışıyorum, ufak bir resim eklemekti çabam, ama pes ettim, biraz daha denesem biliyorum ki çıldırıp yazıyı da yazmayacağım :) O nedenle sadece sözcüklerimiz sizlerle :P (resim dediğim ise sırtüstü yatan tembel bir aslan resmiydi, heyecana gerek yok)

Güzel projeler var kafamda, yazılarla ilgili, yeni bir blogla ilgili, çizimler ile ilgili.. Ancak gerçekten bu bilgisayar ile bunlar keyif değil azap oluyorlar, bu nedenle eski bilgisayarımı (üşenmeden) sahibinden ve gitti gidiyor'a koyup (ayrıca patenlerimi, hokey kıyafetlerimi, cdlerimi, kaset çalarımı, çeşitli mutfak eşyalarını, eski monitörümü vs) gelen para ve boşalan alanı değerlendirmek için yeni bir bilgisayar (çizim programlarını kaldırabilecek kapasitede :)) ve o yeni bilgisayar için yenilenmiş bir alan (bkz: çatının dönüşümü projesi) için çalışmalarım başlamıştır.. Bu cümle biraz uzun olduğundan devrik olmuş olabilir, ama yazının başlığına sırtımı dayayarak baştan okuyup kontrol edip düzeltmiyciğğğğmmmmm :D

Şimdi bana sabır ve şans dileyin! Yakında bahar temam, güzel eklentilerim, çizimlerim ve heyecanımla karşınızda olacağım...

Sevgiler!