23 Kasım 2009 Pazartesi
kaçıncı taşınma?
12 Ağustos 2009 Çarşamba
Özet
Kaçıranlar için, ilk defa… Haziran ve Temmuz’un özeti… (başka bir deyişle üşeniyorum ayrı ayrı post açmaya
)
1-) Bundan böyle sizlere wordpress üzerinden ulaşmaya çalışıyorum, bunun nedeni kesinlikle teknik aksaklıklar değil ve fakat işyerimde internet erişiminin kısıtlı olması nedeniyle blogspot sayfalarının açılmamasıdır. Bu cümledeki diğer bir haber de iseee, işe girdim! ![]()
2-) En son yazımı tatile gitmeden hemen önce yazmıştım, Alanya’ya 2 km kala Club Turtaş isimli, bol yeşilli, bol aktiviteli, gerektiğinde sessiz, gerektiğinde dımtıs ancak bol turistli dinlence yerimize bu sene 3.kez gittik.. Yine kafamıza göre yeşil çimlerde, kafamıza göre kumsalda yayılıp kitap okuduk, sohbet ettik.. Ve bir Mustafa ile tatil klasiği olarak durmaksızın voleybol, pinpon oynadık, baskete biraz bulaştık, tenise niyet ettik ve vazgeçtik. Akşamları Boggle ve Trivial Pursuit oynadık, bol bol içtik, Turkiissshhh Naaaayyytt diye bağıran turistleri kıvrık gülümsemelerle izledik.. Kısaca 3. kez bilindik ve huzurlu tatilimizi yeniden yaşadık, dinlendik, döndük. Ve ertesi gün Mustafacığımızı Kanada’sına uğurladık.
Ek not: Tatile giderken Atom Karınca’yı AVM Veteriner Merkezi‘ne bırakıyoruz. Burası aynı zamanda bizim Atom’u aldığımız ve en az tedavi ettikleri hayvanlar kadar kimsesiz kedi ve köpeklerin inanılmaz bir sevgi ve sabırla bakıldığı çok şeker bir veteriner. İlgilenenler için kedi ve köpek oteli de mevcut.
3-) Mustafa geldiği sırada ve ben TAI’den yavaş yavaş umudu keserken Stradivarius’ta çalışmaya başlamıştım. Mağaza Müdür Yöneticisi olarak eğitimim başlamıştı ve 10. günü TAI’den haber gelince Mustafa ile daha fazla zaman geçirmek için oradan ayrıldım. Stradivarius’ta çalıştığım sürede tüketim toplumuna hayır diyen ben, yavaş yavaş keyifli kıyafetlerin arasına kaydım ve bu sıralar kendime kızsam da çokca bir alışveriş yaptım. Elimdeki kullanmadığım herşeyi bu haftasonu ayıklayıp ihtiyacı olanlara vererek en azından bu durumu tüketimden dönüşüme çevirmek istiyorum, bildiğiniz bir yer varsa kıyafetlerimi verebileceğim, tavsiyelerinizi beklerim.
4-) Mustafa’yı milat kabul ettiğim bu yazımı yine Mustafa’nın gidişine denk gelen bir olayla tamamlamazsam olmaz! Tatilden döndüğümüz günden beri (22 Haziran) şampuan kullanmıyorum!! Anneme yakı almaya gittiğim eczane’de saç testi sonucunda kafamdaki korkunç dünyayı keşfettikten sonra tesadüfen karşıma çıkan No’Poo felsefesini “Ne kaybederim ki” diye denemeye karar verdim ve 1 ayı geçtiği bu günlerde saçlarım hiç olmadığı kadar yumuşak!! Bazen şampuanın kolay kullanımını ve köpürmesini özlesem de, parmaklarımı saçlarımın arasından geçirdiğimde mutlulukla dolmam bu hissi bastırmama yetiyor.. Peki pis mi geziyorsun be kadın diyenler için, kullandıklarım hemen aşağıda:
- Şampuan niyetine: Karbonat! Bir yemek kaşığı karbonatı 1.5 bardak suda çözdükten sonra eski bir şampuan kutusunda kullanıyorum. Her ne kadar okuduğum yerlerde macun kıvamında dese de, benim bugüne kadar yaptıklarım hep su kıvamında oldu, bu yüzden de banyoya girdiğimde saçımın köklerini ıslatmadan bu karışımı döküp kafamın ortasından başlayarak hafif hafif masaj yapıyorum, biraz bekletip bol suyla duruluyorum. Bunun riskli yanı şu; karbonat miktarını ayarlayamazsak saçın temizlenmemesi (çok az karbonat), veya çok sertleşmesi (fazla karbonat) gibi durumlar olabiliyor. Bunu da biraz deneyerek aşabiliyoruz.
- Saç kremi niyetine: Elme Sirkesi! Elma sirkesini yarı yarıya sulandırarak kullanıyorum, bazen daha az, bazen daha çok..Karbonatla şampuanlanan saçlar iyice durulandıktan sonra dipten uca elma sirkeli suyu döküp biraz bekleyip duruluyoruz. Elma sirkesi kepek oluşumunu önlediği gibi saça yumuşaklık da kazandırıyor.
İlk birkaç hafta saçım gerçekten de saman gibi oldu ama bir nedenden dolayı yolumdan dönmeyip devam ettim ve şimdi oldukça mutluyum sonuçlardan! Hem bir dolu garip kimyasalı kafama boca etmiyorum, hem de saçlarım yumuş yumuş oldular
Her kaldığım evde “Ben bi duş aliym” dediğimde bana karbonat kavanozu ve elma sirkesini uzatır oldu sevgili arkadaşlarım ve her türlü deliliğimi kabullenen sevgilim. Daha detaylı bilgi için bu siteye ve bu siteye bakabilirsiniz. Biraz daha cozutup yavaş yavaş karbonatı da ayda bire indirip elma sirkesi ile bahtiyar olmayı planlıyorum. İlgilenenlere kesinlikle tavsiye ederim!
Sevgilerimle…
27 Temmuz 2009 Pazartesi
18 Haziran 2009 Perşembe
Trafik Muayenesi

22 Mayıs 2009 Cuma
Bir garip yazı
Uzun bir aradan sonra yeniden merhabaa! :)Şu anda bir yandan da ghost whisperer izlediğim için bu yazı bir buçuk aydan sonra bulmayı beklediğiniz güzel ve akıcı yazı olmayacak olabilir... Özellikle de heyecanlı bir bölüm olması ve benim blog yazma yeteneğimin biraz paslanmış olması bu durumu daha da zorlaştırabilir..
Evet.. Reklamları bekleyelim ;)
..........................................................................................................................................................
veee işte geri döndük!
Bu sıralar işsiz olmaktan sıkıldığım için başıma sardığım çeviriler ile uğraşıyorum. Neredeyse her zaman yapılması gereken ilginç bir çeviri oluyor ve aralarda da bilgisayar başında olmak istemiyorum..
Uf, bu yazı mektup havasında gidiyor çok feci, ama gerçekten nasıl blog yazılır unutmuş durumdayım :))
Havalar ısındığından beri keyfim de çok yerinde.. Atoml'la yuvarlanıp duruyoruz çimlerde, dondurma yiyorum bol bol, mülakatlara gidiyorum orda burda, yeni bişiler öğreniyorum.. En çok da tasarım topluluğuna gitmekten keyif alıyorum! (veee işte ilkokul! en seeevdiğim şeeeeyy....)
Ah! Bu arada! İleride bakıp hatırlamak için not: Ayakkapılarım, koooğpeğim veeeeeeeğ.... Adriana Lima doritos reklamı!
Bu yazıyı burada kesiyorum, çok karman çorman oldu! Aslında bu resimde hayatımın gidişatının ne kadar renkli ve dolanık olduğunu çizmiştim ama daha ziyade yumak gibi karman çorman yazım için olabilecek en iyi resim oldu!...
Sevgiler..
Daha mantıklı yazılarda görüşmek üzere!
09 Nisan 2009 Perşembe
Motivasyon da ne?

Bugünlerde aklım bi dolu iş yapmak istiyor, hep meşgul, hep planlar kuruyor, bi koşturmaca içerisinde..
Oysa ruhum.. Uyuşuk, miskin, biraz karamsar, biraz keyif düşkünü.. Aklımın tüm planlarına alet ettiği vücudumu da aldı, gitti.. Bir yerlerde miskin miskin bakınıyor.. Eh, sevgili akıl da ne yapacak, bir yandan planlar kurarken öte yandan kendisine karşı gelen bünye ile çatışıyor..
Sonucunda da sürekli heyecanlı, binbir fikirli ama motivasyonsuz ve somurtuk bir kız çıkarıyorlar ortaya!!
Bahar geçişi mi dersiniz, işsizlik bunalımı mı, bir haller var üzerimde..
Hayırlısı :)
düzensiz çizgilerle doldu ekran..
bu seferlik benden değil resim.. çizimlerine bayıldığım Meltem'den..
03 Nisan 2009 Cuma
Faili Meçhul Kıyak
Faili Meçhul Kıyak nedir derseniz hayatın koşturmacası içerisinde tanıdığınız/tanımadığınız insanlara karşılıksız ve kimliksiz iyilik yapmaya dayanan bir hareket.. Fikir Atölyesi sitesinden FMK ile ilgili detaylı bilgiye ulaşabilirsiniz.. Tunç Kılınç'ın başlattığı bu hareket bir çığ misali büyüyerek ilerliyor, ve benim ağaçevimi ziyaret eden herkesin en azından bu hareketten haberdar olmasını ve çevresini bilinçlendirmesini istiyorum :))
Durum aslında "İyilik yap denize at!" durumu, ancak bir fark var ki, gizlice yaptığınız bu kıyağın farkedilmesi ancak faili meçhul kalması için bu aşağıda gördüğünüz kartı yaptığınız kıyağın kenarına köşesine iliştiriyorsunuz.. Böylelikle iyiliği farkeden kişi hem kendi kıyak hareketini başlatmak için bir karta sahip oluyor (birden fazla bırakmak da güzel bir fikir olabilir) hem de bunca bencillik arasında birisinin kendisini düşünerek birşey yaptığını ve yapan kişinin önemli olmadığını görüyor...
Şu anda çevremde FMK oyunu oynayan bildiğim bir tek Minnoşcum var, ki benim bu hareketten haberdar olmamın da biricik sebebidir kendisi :) Ben de en kısa zamanda kartları çıktı alıp yerleştireceğim cüzdanıma.. Sizi de bu oyunu oynamaya davet ediyorum, kartları cüzdanınızda tutmaya.. Belli mi olur hayatın karşınıza ne zaman bir kıyak fırsatı çıkaracağı.. Hem belki birgün o kart sizi de bulur ;)PS: İtiraf etmeliyim ki karttaki gülen yüz çok da sempatik gelmiyor bana.. Oyun kurallarına aykırı mı bilmiyorum ama kartlarımı basmadan önce o suratı biraz modifiye etmek istiyorum kendimce ;)
